05 11 2009

TAFLAN EDEBİYAT DERGİSİ

Temmuz-Aralık 2009, Sayı: 11-12, Yıl: 3

İçindekiler:

SABAHATTİN YALKIN / SUYUN ASUMAN GİZLERİ (ŞİİR)
ONUR CAYMAZ İLE “YAZ TARİFESİ” ÜZERİNE SÖYLEŞİ / A.BARIŞ AĞIR
NEVRUZ UĞUR / VAR (ŞİİR)
FARUK BAL / ÜCRA (ŞİİR)
LEVENT ÖZBEK / KENDİNDEN HABERSİZ GEÇEN GÜNLER (ŞİİR)
MURATHAN ÇARBOĞA / DESPARECİDOS (ŞİİR)
CANER OCAK / ŞARABIN YAĞMURLU GÜNLERİ (ŞİİR)
ALİ AYDEMİR / ADAKLI GECE (ŞİİR)
OVIDIUS(DÖNÜŞÜMLER VI.317-381)/Latinceden Çev: ASUMAN COŞKUN ABUAGLA
AHMET GÜNBAŞ / ŞİİRDEN ŞİİRE XIII
İHSAN TOPÇU / ANIMSAMALAR KİTABI (III) /(ŞİİR)
YAĞMUR YILMAZ / … (ŞİİR)
RIDVAN TEMİZER İLE SÖYLEŞİ
RIDVAN TEMİZER /İÇİNDE GÖÇÜK VAR/ PERİLER VE UNUTULUŞLAR(ŞİİR)
ONUR ASLAN / DEĞİLMİŞ (ŞİİR)
A.BARIŞ AĞIR / O KÖY YİNE KENDİ RÜYASINDADIR(ŞİİR)
ONUR AKYIL / ALBATROS BİRAHANESİ (ŞİİR)
SUNA GÜLER / ÖLÜMÜNÜN 10. YILINDA CAN YÜCEL
MUHSİN BOZ / AŞK OLSUN ÇOCUKLAR (ÖYKÜ)
PİA TAFDRUP / DÜNYANIN İÇİNE / ÇEVİRİ: SEDEF ÜNAL
HAYRETTİN GEÇKİN / HİKAYE (ŞİİR)
ALİ ÖMER AKBULUT / YALIN HALDE BİR İNSANLIK ÖYKÜSÜ
AZİZ KEMAL HIZIROĞLU / HÜZZAM ODA (ŞİİR)
NESLİHAN SU / BİHRUZ BEY (ŞİİR)
A. GALİP / DUY (ŞİİR)
İ. DENİZ ASLAN / AYAK İZLERİMİ KOKLADI…(ŞİİR)

***
TAFLAN EDEBİYAT DERGİSİ
ISSN: 1307-4539
YAYIN TÜRÜ: YEREL SÜRELİ YAYIN
SAHİBİ: ONUR ASLAN
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜD.: FARUK BAL
YAYIN KURULU: FARUK BAL, İ. DENİZ ASLAN, ONUR ASLAN
YAZIŞMA ADRESİ: P. K 125 ANTAKYA-HATAY
E-POSTA: taflandergi@gmail.com
WEB: www.taflandergisi.blogspot.com

28 10 2009

Sincan istasyonu

AYLIK EDEBİYAT DERGİSİ'nin
Kasım 2009 tarihli, 27. Sayısı çıktı..

sincanistasyonu@mynet. com
http://www.sincanistasyonu.com/

Berfin Bahar Ekim 2009

Berfin Bahar Aylık Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Ekim 2009 – 140. Sayı, 6 YTL ISSN 977-1300-53-9BARKOD NO: 9771300539-140 TÜRK DE KÜRT DE BİZİZ! Kurtuluş Savaşı ve Kürtler Bu Sayıda: Sunu / 4 Mehmet Bedri Gültekin / Kurtuluş Savaş ve Kürtler / 5 Ali Rıza Özkan / Bölücülük ve Şovenizm / 7 Abdullah Gürgün / Önce İnsan Olmak / 13 M. Erman Aslanoğlu / Millî Mücadele’de Kürt Aşiretlerinden Mustafa Kemal Paşa’ya ve Sadârete Çekilen Telgraflar / 17 Ali Narçın / Kürt Dili, Dini ve Mezopotamya / 25 Dinçer Kaya / Fazıl Hüsnü Dağlarca, İnsan ve Şiir / 41 Veysel Boğatepe / Nihat Nikerel’in Ardından...Hoş Geldiniz Bütün Ayrılıklar... / 50 Kaan Turhan / Ergenekon’u Batı Trakya’ya Taşımak İstiyorlar / 56 Kadir İncesu / Güler Duman: “Türküleri Dinlemek ve Anlamak Kolay Değildir!..” / 78 DENEME / ANLATI: Hüseyin Kenan Gören 58 • Bertan Onaran 61 • Bülent Tekin 63 • ÖYKÜLER: İzzet Harun Akçay 21 • Rezzan Erton 39 • Kezban Şahin Taysun 54 • M. Fikret Ünlüer • ŞİİRLER: Mahmut Derviş 6 • Hüseyin Haydar 15 • Mevlüt Kaplan 20 • Oya Mercan 23 • Ahmet Saraçoğlu 27 • Cazim Gürbüz 28 • Atilla Yaşrin 35 • Ali Kılıç 40 • Evin Okçuoğlu 47 • Burhan Mendi 48 • Veysel Boğatepe 53 • Neyzen Buğra 55 • Ali Karagöz 56 • Oresay Özgür Doğan 59 • Resul Baltacı 63 • Yavuz Yavuzer 67 • Neslihan Yalman 79 • KİTAP: Günay Güner 68 • Hasan Akarsu 71 • M. Demirel Babacanoğlu 72 • Özlem Tezcan Dertsiz 74• Kapak Arkası 75• MÜZİK: Albümler Arasında 80 • HALKIN SAZI HALKIN SÖZÜ: H. İbrahim Tokmak 81 • Mecburi 81 • Mansur Ekmekçi 81 • KAPAK: Mehmet Özalp •

TERSAKAN TOROS

(Edebiyat ve Kültür Yayını) 5. Sayı Çıktı..
Dostlar, Merhaba!
Adana'da yayımlanmakta olan TERSAKAN TOROS (Edebiyat ve KültürYayını)nın 5. sayısı (DEMİRTAŞ ÇEYHUN Özel Sayısı) çıktı.
NOT:1)Dergimizi, posta yoluyla sürekli edinmek isteyenlerin Ali Ozanemre(adına) PÇ 5793727 nolu hesaba (BİR YILLIK POSTA GİDERİ) olarak 10(on) tl yatırmaları gerekir.2)Ürün iletişimi bu e-posta üzerinden yapılmaktadır.3)Adana'da; KARAHAN KİTABEVİ'nden, Adana Barosu'nun BaroSalonlarından, Güneş 2 ve Öztürk Kolcuoğlu lokantalarından, Şah OtoServisi'nden, Çamlık Kafe'den ve TAŞMEKAN'dan (ücretsiz) edinilebilir.4)Telefonla iletişim: 0532 480 55 04, (0322) 352 73 74Sanatın/Edebiyatın yağmuru hepimizin üzerine olsun.Saygı, sevgi ve selamlarımızla...YAYIN KURULU a. Ali OZANEMRE

20 10 2009

Uzman Yardımcıları, Uzman Yardımcıları (Mühendis), Servis Görevlileri ve Banko Görevlileri(*)

Türkiye Halk Bankası

Sınava Katılma Koşulları
Uzman Yardımcısı, Servis Görevlisi ve Banko Görevlisi giriş sınavına katılabilmekiçin;1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.2. Sınava başvuru tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamış olmak,3. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,4. 6 aydan fazla hapis cezası ile hükümlü bulunmamak,

5.1.1. Uzman Yardımcıları için;
Üniversite ya da fakültelerin öğrenim süresi en az 4 yıl olan bölümlerindenveya bunların yetkili makamlarca tanınmış Türkiye ya da yabancı ülkelerdekieşitlerinden mezun olmak ya da sözlü sınav sırasında, mezun olduğuna dairbelgeyi ibraz etmek koşuluyla son sınıf öğrencisi olmak,
01.01.1980 ve sonrası doğumlu olmak.
5.1.2. Uzman Yardımcıları (Mühendis) için;
Mühendislik Fakültelerinin öğrenim süresi en az 4 yıl olan bölümlerindenveya bunların yetkili makamlarca tanınmış Türkiye ya da yabancı ülkelerdekieşitlerinden mezun olmak ya da sözlü sınav sırasında, mezun olduğuna dair belgeyi ibraz etmek koşuluyla son sınıf öğrencisi olmak,
01.01.1980 ve sonrası doğumlu olmak.
Başvuru formunda Uzman Yardımcısı (Mühendis) seçeneği, sadeceMühendislik Fakültesi mezunu adaylar tarafından tercih edilebilecektir.Mühendislik Fakültesi mezunu olmayan adayların bu seçeneği tercihederek yazılı sınava girmeleri halinde sınavları geçersiz sayılacaktır.
5.2. Servis Görevlileri için;
Üniversite ya da fakültelerin öğrenim süresi en az 4 yıl olan bölümlerindenveya bunların yetkili makamlarca tanınmış Türkiye ya da yabancı ülkelerdeki eşitlerinden mezun olmak ya da sözlü sınav sırasında, mezun olduğuna dairbelgeyi ibraz etmek koşuluyla son sınıf öğrencisi olmak,
·01.01.1980 ve sonrası doğumlu olmak.
5.3. Banko Görevlileri için;
En az lise veya dengi okul mezunu olmak ya da sözlü sınav sırasında,mezun olduğuna dair belgeyi ibraz etmek koşuluyla son sınıf öğrencisiolmak,
01.01.1983 ve sonrası doğumlu olmak.
6. Sağlık durumunun Türkiye'nin her yerinde görev yapmaya elverişli olduğunu belgelemek, (Sağlık raporu giriş sınavını kazandıktan sonra verilebilir.)7. Erkek adaylar için, işe alım tarihi itibarıyla askerlik görevini yapmış veyaerteletmiş olmak ya da askerlikle ilişkisi bulunmamak,8. Yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda; sicil, tutum ve davranışları ile özgeçmişleri bakımından bankacılığa uygun bulunmak, gerekmektedir.
Adayların, sınava katılabilmek için gerekli şartlara sahip oldukları, yazılı sınav öncesikendi beyanları dikkate alınarak değerlendirilecektir. Gerekli belgeler, yazılı sınavı kazanan adaylardan sözlü sınav öncesi talep edilecektir.
Adayların, sınava katılabilmek için gerekli şartlara sahip oldukları, yazılı sınav öncesikendi beyanları dikkate alınarak değerlendirilecektir. Gerekli belgeler, yazılı sınavı kazanan adaylardan sözlü sınav öncesi talep edilecektir.
Başvuru Şekli ve Süresi
Sınav başvuruları, aşağıda detayları verilen üç aşama sonucunda tamamlanacaktır.Bu üç aşamanın tamamını gerçekleştirmeyen adayların başvuruları geçersiz sayılacaktır.
1. Aşama: Sınav ücretinin süresi içinde yatırılması,Anadolu Üniversitesi tarafından 21 Kasım 2009 Cumartesi günü yapılacak olan Uzman Yardımcısı, Servis Görevlisi ve Banko Görevlisi Giriş Sınavına başvuran adaylardan, pozisyon başına sınav maliyeti olan 50.-TL sınav ücreti tahsil edilecektir.Sınav ücreti olan 50.-TL sadece başvuruda bulunulan bir pozisyon için tahsil edilecek ücrettir. Birden fazla pozisyona başvurulması halinde; örneğin, aday hem Uzman Yardımcılığı hem Servis Görevliliği sınavına başvuracaksa 100.-TL yatıracaktır.Sınav ücreti 28.09.2009 Pazartesi günü saat 10:00’dan 15.10.2009 Perşembe günü saat 17:00’ye kadar T.Halk Bankası Şubelerinden, adayın T.C. Kimlik Numarası, Adı ve Soyadı, ev ve cep telefonu ile adres bilgileri verilerek yatırılacaktır.EFT ve havale kabul edilmeyecektir.
2. Aşama: İnternet üzerinden başvuru formunun doldurulması,İnternet sitesindeki başvuru formu girişleri, sadece sınav ücretini yatırmış adaylara açık olacak ve sınav ücretinin yatırıldığı günün ertesi günden itibaren 16.10.2009 günü saat 17:00’ye kadar TC Kimlik Numarası kullanılarak giriş yapılabilecektir. Sınav ücretini yatıran adaylar başvurularını, 16.10.2009 Cuma günü saat 17:00’ye kadar Bankamızın (www.halkbank.com.tr) internet sitesinde yer alan “Uzman Yardımcısı, Servis Görevlisi ve Banko Görevlisi Giriş Sınavı Bilgi ve Başvuru Formu”nu doldurarak yapacaklar ve tüm alanları doldurduktan sonra yazıcıdan pdf formatında beyan formunu alacaklardır.
3. Aşama: Başvuru evraklarının Anadolu Üniversitesi’ne gönderilmesi,

Form doldurulduktan sonra yazıcıdan pdf formatında alınacak beyan formuimzalanacak ve imzalanan bu formla birlikte, 1 adet vesikalık fotoğraf, nüfus cüzdanıfotokopisi ve katkı bedelinin ödendiğine dair banka dekontu, “Anadolu Üniversitesi BAUM Sınav Hizmetleri Yunus Emre Kampusü 26470 Eskişehir” adresine21.10.2009 tarihine kadar gönderilecektir. Noksan belgelerle yapılan başvurular değerlendirmeye alınmayacak, bu hususunilgiliye bildirilmesi ve noksan gönderilen belgelerin iade edilmesi yazılı sınavsonrasında yapılacaktır. Postadaki gecikmeler ise kabul edilmeyecektir.Sınav başvuruları sadece internet aracılığıyla kabul edilecektir.Başvuru koşullarını taşımadığı halde sınav ücretini yatıran adaylar ile başvuruları geçerli olduğu halde sınava girmeyen veya birden fazla sınav ücreti yatıran adayların yatırdıkları ücret iade edilmeyecektir.Adaylar internet üzerinden başvuru formunu doldururken, çalışmak istediği ilbölümünde sadece tek tercih yapabileceklerdir. Hem Uzman Yardımcılığı hem de Servis Görevliliği’ne başvuracak adaylar, her pozisyon için ayrı ayrı il tercihedebileceklerdir.Yapılacak mülakat sonucunda başarılı olan adaylar, sadece tercih ettikleri il’deçalıştırılacak olup, başka bir il’e tayinleri mümkün olmayacaktır. Ayrıca; işe başlangıç öncesinde adaylardan, Bankadan istifaen ayrılmaları ya da iş sözleşmesinin haklınedenlerle Bankaca feshi durumunda, eğitim giderleri ile Bankaca belirlenen tazminat tutarını ödeyeceklerine dair Taahhütname alınacaktır. Adayların başvuru yaparken bu hususları dikkate almaları, il tercihlerini buna göre yapmaları gerekmekte olup, mülakata çağrılmaya hak kazanan adaylar bu şartları kabul etmiş sayılacaktır.Yazılı ve sözlü sınavı kazanarak Bankamızda istihdamı uygun görülen Uzman Yardımcılarının tamamı, belli bir süre İstanbul’da Kredi ve Proje Değerlendirme DaireBaşkanlığı’nda eğitim amaçlı çalıştırılacak olup, bu eğitim sürecinin bitiminde asıl görev yerlerine atamaları yapılacaktır.
Yazılı Sınav
Yazılı sınav, Anadolu Üniversitesi tarafından 21 Kasım 2009 tarihinde Adana,Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul Anadolu Yakası, İstanbul Avrupa Yakası, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Samsun, Trabzon veVan illerinde gerçekleştirilecektir. Başvurusu kabul edilen adaylar, sınav yeri ve saatini bildiren “Sınav Giriş Belgesi”ni; 16 Kasım 2009 gününden itibaren,Anadolu Üniversitesi’nin http://halkbank.anadolu.edu.tr internet adresinden T.C.Kimlik numaralarını girerek, yazıcıdan döküm olarak alabileceklerdir. Sınav GirişBelgesi posta ile gönderilmeyecektir.Adaylar sınava girebilmek için http://halkbank.anadolu.edu.tr internet adresindenalacakları “Sınav Giriş Belgesi” ile birlikte, resimli nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veyapasaport ibraz etmek zorundadırlar.

Uzman Yardımcısı, Servis Görevlisi ve Banko Görevlisi Giriş Sınav Şekli ve KonularıSınavlar, yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamalı olacaktır. Yazılı sınavlara ilişkin bilgiler aşağıdadır.

Uzman Yardımcısı – Uzman Yardımcısı (Mühendis)Yazılı Sınav Tarihi: 21 Kasım 2009, CUMARTESİSınav Merkezleri: Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum,Gaziantep, İstanbul Anadolu Yakası, İstanbul Avrupa Yakası, İzmir, Kayseri, Kocaeli,Konya, Samsun, Trabzon ve Van.Sınavın Süresi: 3 Saat (180 dakika)Oturum Sayısı: Tek oturumSoru Sayısı: 120Yabancı Dil: İngilizce, Almanca, Fransızca
Servis Görevlisi:Servis Görevlisi Yazılı Sınav Tarihi: 21 Kasım 2009, CUMARTESİSınav Merkezleri: Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum,Gaziantep, İstanbul Anadolu Yakası, İstanbul Avrupa Yakası, İzmir, Kayseri, Kocaeli,Konya, Samsun, Trabzon ve Van.Sınavın Süresi: 3 Saat (180 dakika)Oturum Sayısı: Tek oturumSoru Sayısı: 120Yabancı Dil: İngilizce, Almanca, Fransızca
Soru Dağılımları:

Banko Görevlisi:Banko Görevlisi Yazılı Sınav Tarihi: 21 Kasım 2009, CUMARTESİSınav Merkezleri: Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum,Gaziantep, İstanbul Anadolu Yakası, İstanbul Avrupa Yakası, İzmir, Kayseri, Kocaeli,Konya, Samsun, Trabzon ve Van.Sınavın Süresi: 2,5 Saat (150 dakika)Oturum Sayısı: Tek oturumSoru Sayısı: 100
Soru Dağılımları:
Değerlendirme
Değerlendirme doğru cevap sayısı üzerinden yapılacak, yanlış cevaplar dikkatealınmayacaktır. Testteki doğru cevap sayısı adayın testten aldığı ham puanını oluşturacaktır.
Sınav sonuçları, tercihte bulunulan il ve unvan bazında ayrı ayrı en yüksek puandan başlayarak sıralanacak ve belirlenen kontenjan kadar aday (son adayla aynı puanı alan tüm adaylar dahil), 60 puan ve üzerinde olmak koşuluyla mülakata çağrılacaktır.

Mülakat Yeri ve TarihiYazılı sınav sonuçları, Bankamızın www.halkbank.com.tr adresinde ilan edilecektir.Başarılı olan adaylara mülakatların tarihi ve yeri ayrıca duyurulacaktır.Mülakata çağrılan adayların, mülakata gelirken yanlarında;
1- Diplomanın aslı ve fotokopisi ya da noter veya ilgili öğretim kurumu tarafından onaylanmış örneği,2- Nüfus hüviyet cüzdanının aslı ve fotokopisi veya noter onaylı örneği,3- Son 6 ay içerisinde çektirilmiş 2 adet vesikalık fotoğraf,4- Savcılıktan alınmış yeni tarihli Sabıka Kaydı Belgesi,5. Erkek adayların, askerlik görevini yaptığına veya ertelettiğine ya da askerlikle ilişkisi bulunmadığına ilişkin belge, Getirmeleri gerekmektedir.
[14/10/2009]
Kaynak: (*) http://www.halkbank.com.tr/articles/detail/detail8.asp?id=1941&archive=1

25 09 2009

Kurgu'da Hafta Sonu





Ölümünün 20. yılında "Aylak Adam" ve "Anayurt Oteli" yazarı Yusuf Atılgan'ı anıyoruz. Manisa ve İzmir'de.
Edebiyatçılar Derneği İzmir Temsilciliği ile Manisa Kültür Sanat Kurumu'nun işbirliğiyle.
9 Ekim 2009 cuma günü 14.00'te Manisa Belediyesi Kültür Sitesi Meclis Salonu'nda.
10 Ekim 2009 cumartesi günü 14.00'te Kültürpark'taki İzmir Sanat Oditoryum Salonu'nda.

02 09 2009


yeniyazı dergisi, sayı: 2

İÇİNDEKİLER
ŞİİR:
Osman Serhat, Sevil Avşar, Muammer Karadaş, Hilde Domin [Danyal Nacarlı], Mustafa Ergin Kılıç, Janset Karavi, Öktem Tepe, Abdulbaki Akpınar, Caner Ocak
ÇERÇEVE:
Nurdan Gürbilek Nurdan Gürbilek - Erkan Irmak, Orhan Koçak, Nüket Esen, İshak Reyna, Tuğba Doğan
ATÖLYE:
“Kambur”Mehmet Siyah Kalem, Başak Deniz Özdoğan, Erkan Irmak, Raif Kadıoğlu - Yaver Umman, Tuncay Altınkaya, Sancar Dalman, Ayşegül Tözeren, Özgür Öztürk - Akın Çınar
ÖYKÜ-ANLATI:
Taylan Asır, A. Handan Konar
DENEME-ELEŞTİRİ:
Seval Gülen, Bahadır Sürelli
VE YİNE:
Hüseyin Alemdar, Hüseyin Peker ve Kitap Tanıtımları
ORTANCA
SANAT VE EDEBİYAT DERGİSİ
YAYIN MERKEZİ: KARŞIYAKA MAH. SAMSUN YOLU 25.Km. KANTAR MEVKİİ NO:12 LALAHAN / ANKARATEL: (0 312) 598 01 98İSTEME VE İLETİŞİM E- POSTA ADRESLERİ: ortanca@ortanca.orgeditor@ortanca.orgPosta Çeki Hesap Numarası: İbrahim ENGİN - 535 99 66 YILLIK ABONE BEDELİ: 50.00 TL

ONALTIKIRKBEŞ’İN 31. SAYISI ÇIKTI...

Metin Güven: Kirli Kan,
Niyazi Özsan: Kuş Kafesinde Yazılan Günlükler,
Ayşe Kilimci’den Mektup Var: Kim öle, Kim Kala,
Beyza Ersoy: KN
Emel İrtem: Yaz Sıkıntısına ve Entelektüel açlığa ekli Evvel Zamandan ahir zamana
Üç Cesur Kitap,
Serdar Koçak: Beni Ele Geçirin,
M. Akif Ertaş: Örtük Olmayan Lirizmin Şiiri,
Şairler Konuşuyor:
Fatih Yavuz Çiçek Sordu, Hayriye Ünal yanıtladı,
Kerim Evren: Mutluluk,
Gün Zileli: Sokak,
Salondan Nasıl Görünüyor,
Feridun Orhunbulge: Siyaset Felsefesinin Konusu,
Oğuz Tansel Halk Bilim Ödülü,
Önder Adalı: Şiirin Düşüncesi, Düşüncenin Şiiri Ve Şiirleriyle: Burcu Yalkın: Saat Karanlığı Vurunca, Muharrem Sönmez: Basite İndirgemeler,
Murat Çakır: Edep Sokağı,
Yaprak Ünvar: Kırık Bir Çocuk Bakışıdır,
Halil İbrahim Polat: İstanbul’a Sone,
Metin Güven: Arı,
Jean Valentine: Hawkin’s Çiftliği,
(Çeviri: Deniz Evren) Fatih Buğra Yener: Sen Hilmi Haşal: Boya Öktem Tepe: Kaps-ül Rab Cihan Sönmez: Gizli Kod-13 Kubilay Bürgan: O”an… Ahmet Özer: Aşk ve Renk, Ahmet Uysal: Hiç/Kimseyle Yürüyüş, Türker Özşekerli: Akrep Isırıkları

Mülkiyeliler Birliği Makale Yarışması

Son katılım tarihi 20 EKİM 2009
NASIL BİR MÜLKİYE, NASIL BİR TOPLUM ? KENDİ ÜTOPYANIZI KURUN. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi – Mülkiye’nin kuruluşunun 150. Yılında gerçekleştirilecek çeşitli etkinlikler kapsamında tüm Mülkiye camiasına yönelik bir makale yarışması düzenlenmiştir. 150. Yıl Organizasyon Komitesi olarak Mülkiyeli olan herkesi bu zengin ve sınırsız konuda üretmeye ve düşüncelerini paylaşmaya davet ediyoruz.
Konu
“Nasıl Bir Mülkiye, Nasıl Bir Toplum? – Kendi Ütopyanızı Kurun”
Katılım Şartları
Yarışma, mezun ya da öğrenci olan tüm Mülkiyelilerin katılımına açıktır. Farklı bir toplum düşünmenin ve düşlemenin gerekliliği inancıyla sınırı olmayan bu konu belirlenmiştir. Daha güzel bir dünya için hepimizi heyecanlandıracak ideallerin ve hayallerin yaşamsal önemine dikkat çekmek istiyoruz. Toplumların tarihsel süreçlerinin belli dönüm noktalarında daha fazla düşünmeye, düşlemeye ihtiyacı olduğunu hatırlatıyoruz. Ütopyalar gerçeğin sorgulanması olduğu kadar geleceğin kurgulanmasıdır da. Düşünce özgürlüğü kadar düşleme özgürlüğüne de sahip çıkmalıyız. Mülkiye camiasını, düşleme özgürlüğü ve gücünü kullanarak üretmeye ve paylaşmaya davet ediyoruz.
Katılımcıların kendi özgün çalışması olan makaleler, daha önce herhangi bir yarışmaya katılmamış ve herhangi bir yerde yayınlanmamış olmalıdır. Gönderilen makaleler iade edilmeyecektir. Bu makalelerin kitap, dergi ve internet ortamında yayınlama hakkı A.Ü. SBF Dekanlığı’na ve Mülkiyeliler Birliği’ne aittir.
Yazım Kuralları
Makalelerin 12 punto, Times New Roman yazı karakteri ve 1,5 satır aralığı ile yazılmış olması ve en az 3000 sözcük en fazla 8000 sözcükten oluşması gerekir.
Seçici Kurul
Ruşen KELEŞ, Korkut BORATAV, Ayla KUTLU, Alaaddin ŞENEL, Ayhan YALÇINKAYA
Başvuru
Başvurular 20 Ekim 2009 tarihinde sona erecektir. Mezuniyet yılı ve bölümü katılımcılar tarafından belirtilmelidir. Öğrenciler fakülte numaralarını ve bölümlerini belirteceklerdir. Bu tarihe kadar yarışmacıların makalelerini bildirilen adreslere göndermeleri gerekmektedir. Elden teslim ederek, posta yolu ile veya e-mail ile başvuru yapılabilir.
Ödüller
Birinci : 3.000 TL
İkinci : 2.000 TL
Üçüncü: 1.000 TL
Mansiyon : Kitap Seti
İletişim ve Teslim Adresi
150. Yıl Makale Yarışması Komitesi
Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi
Yüksel Caddesi Konur Sokak No: 1 06650 Çankaya / ANKARA
mulkiye_makaleyarismasi.150yil@yahoo.com Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Faaliyetlerle ilgili ayrıntılı bilgi için
www.mulkiye.org.tr

BİR SALLANAN KOLTUK - Ruşen Ergün

(…)
varoşların çoluk çocuk
akşam pikniğe çıktığı
bir şeydi yazlık sinema
(…)
Nevzat Çelik
Pencereden süzülerek tül perdeyi aşıp öğle soframıza dek uzanan cılız sese kulak kabartıyorum. Uzaklardan dalga dalga yayıldığı için sözcükler net olarak seçilemiyor henüz. Ama sesin kime ait olduğunu iyi biliyorum; bir haftayı daha devirmişiz ve birazdan, bu akşam beyaz perdeden bizlere kimlerin göz kırpacağını muştulayacak bu ses. Yaklaşsın diye heyecanla bekliyorum. Sofradaki kaşıklar hazırola çoktan geçmiş. Git gide yaklaşıyor. Odada soluk alışverişlerimizin dışında çıt yok. Yaklaşıyor… yaklaşıyor… yaklaşıyor…Ve sonunda, beklenen sözcükler teker teker düşüyor;
“DİKKAT DİKKAT! MEHTAP SİNEMASI İFTİHARLA SUNAR.” Babamın yüzüne bakıyorum, babam da tıpkı benim gibi sese odaklanmış, dikkatle dinliyor. O cesaretle sofradan fırlıyorum ayağa, doğruca pencerenin parmaklıklarına koşuyorum. Başımı aralıktan çıkarabildiğim kadar çıkarıp sesin geliş yönünü gözlüyorum. Neyse ki çok sürmeden pikabın ucu görünüyor.
“BU AKŞAM SİNEMAMIZDA İKİ FİLM BİRDEN.” Sesin sahibi azcık soluklanıp boğazını temizledikten sonra devam ediyor.
“BAŞROLLERDE AYHAN IŞIK, BELGİN DORUK” Biraz daha soluklanıyor, sonra filmin ismini harflerin üstüne basa basa anons ediyor.
“KÜÇÜK HANIMIN ŞOFÖRÜ” Soluk alışındaki derinlik megafondan duyuluyor. Biraz duraksadıktan sonra daha güçlü bir sesle “DİKKAT DİKKAT! İKİ FİLM BİRDEN” diyor, yine susuyor.
İlk filmin ne olacağına dair merakımız gitse de ikinci filmin anonsunu da aynı sessizlikle bekliyoruz. Derken sesin sahibi anonsuna kaldığı yerden devam ediyor.
“BAŞROLDE DÜNYACA ÜNLÜ KUNG FU USTASI BRUCE LEE!” Yine birazcık daha duraksadıktan sonra bu filmin de adını anons ediyor.
“ÖLÜM KULESİ BU AKŞAM SİNEMAMIZDA” Bu anonsla beraber odanın sessizliği birden bire bozuluyor. “Yaşasın brucelleee!” diye bağırıyor erkek kardeşlerim.
“İyi ki iki film birden” diyor annem, “Ayhan Işık’la Belgin Doruk da bizim olsun!”
Babamın yüzüne bakıyorum. Babamın gözleri yıldız saçıyor.
“Hazırlığını yap hanım, bu akşam sinemadayız.”
“Yaşasınnnnn!” diye bağırıyoruz hep bir ağızdan. Ablam da bizim gibi çocuk oluyor, bütün kardeşler hep beraber el çırpıyoruz. Birazdan Sevim abla arka bahçemizin duvarından anneme seslenecek.
“Huuu komşum! Bu akşam sinemaya gidiyorsun değil mi?”
“Kısmetse evet” dedikten sonra “ya sen?” diye soracak annem.
-Bu gün Sevim ablanın kocası evdedir, yeni filmi kaçırırlar mı hiç.-
“Kambersiz düğün, bensiz de sinema olur mu a, diyecektir” Sevim abla.
Olur da gitmeyiverirse, yarın olunca, “kocam beni sinemaya götürdü, beyaz gazoz içirdi” diye komşu kadınlara kim hava atar sonra!
Sevim ablanın kocası haftada üç gün gelir evine, üçünde de akşamları ya sinemaya ya da çay bahçelerine götürür karısını, ertesi sabah kapı önünü süpürürken diğer komşu kadınlarla lafa tutuşur Sevim abla, “kocam akşam beni falanca yere götürdü, çaçaçola içirdi, çukulatalı dondurma, fıstıklı baklava yedirdi” diye ne yedi ne içtiyse, kimi gördü kimle konuştuysa ballandıra ballandıra anlatır. Mahallenin kadınlarına diyeceğini dedikten sonra evine gider, o gidince de ardında kalan kalabalıktan fısır fısır sesler yükselir.
“Sana bunları yedirip içiriyorsa, öbürüne neler alıyordur kimbilir” der kızgınlıkla kadınlar, “bilsen, ah bir bilsen!...”
“Abooov” der Fadik abla, “kocam beni sinemalara neyin götürmese de olur, yeter ki yastığı yastığımla bir olsun!”
Fadik abla, Sitti teyzelerin bir göz odasında kiraya oturan yeni gelin. Kocası bir oto tamircisi yanında kalfa. Üstü başı kir-pas içindedir her daim. Akşamları elini yüzünü yıkayınca azcık adama benzermiş, Fadik abla öyle diyor. Doğru da diyor, adamı ne zaman görsem kapkara. Bir pazarı var aklanıp paklandığı. Her gün kapı önünden öteye gitmeyip evinde pinekleyen Fadik abla, Pazar günü de kocasının öğle uykusu için bekler evinde. Ses olur da kocası uyanır diye çıtını da çıkaramaz bir göz odada. Tığını ipliğe dolar, bir batırır bir çıkarır. Konu komşuya parasıyla dantel örer.
Ömründe hiç sinemaya gitmemiş Fadik abla. Annemle konuşurken duydum. Kocan izin verirse gel bizimle Fadik, dedi annem. Sağol abla, sinemaya gitmemi istese kendi götürür, dedi.
Akşama sinemaya gidilecek. Minderler hazır edilmeli. Yapraklar sarılmalı. Kekler, börekler fırına sürülmeli. Koca bir kese kağıdı ay çekirdeği unutulmamalı. Şimdi temmuzun sıcağı ortalığı kasıp kavursa da geç vakit hava serin olur, çoluk çocuğun üstüne alınacak hırkalar dolaplardan çıkarılmalı.
“Huuuu komşuuuu! Küçük Hanım Belgin Doruk bu akşam sinemada, gidiyor musun a?”“Gideriz zağar, kocam gelmedi daha bi şey diyemem”
“He bacım he, bizimki olur dedi, ben de gidiyorum!”
“Nasipse gideriz dedi, nasipse gideceğiz inşallah”
“Akşam ola hayr’ola, bizimkinin sağı solu belli olmaz. Olur dedi de, ne bileyim bacım, olmaz olmaz!”
Mahallenin kadınları kapılardan pencerelerden başlarını çıkarıp havadisleri alıyor, sonra kaldıkları yerden işlerine devam ediyorlar. Eller bulaşık leğenlerine girip çıkıyor, aygazlar, tezgahlar ovuluyor, biberler kızartılıyor, soğanlar doğranıyor, patatesler soyuluyor. Bebeler sallanıyor beşiklerde, kaynanaların sırtları ovuluyor. Çaylar demleniyor evdeki kocalara, kahveler pişiriliyor. Almancı akrabaların yadigar teyplerinden acıklı türküler dökülüyor sokaklara. Zart zurt ediyor kocalar, koşturuyor ev halkı. Aman daha çok kızmasın! Akşama sinemaya gidilecek. -Kocaların tepesi atıp da vazgeçmezlerse, inşallah!-
Fadik abla kafasına koyuyor, şeytanın bacağı bu akşam kırılsın artık.
Bütün çocuklar toplanmış kendimizi sokağın gölgeliklerinde var etmeye çalışıyoruz. Tıpkı, annelerimizin, kocalarının kendilerine ne çok vakit ayırdıklarını göstererek diğer kadınlar arasında yer bulmaya çalıştıkları gibi.
“Babam, bizi bu akşam sinemaya götürecek, yaaa!” diyoruz.
“Benim babam da götürecek bizi” diyor kimimiz.
Bir kenarda dinleyip çıtını çıkarmayanlar oluyor. Birazdan evlerine koşuyorlar.“Anne! Babama söyle de bu akşam biz de sinemaya gidelim”
Allahümme ya medut, bu akşam kocamın ağzını bağla, dilini tut, diye dualar okuyor anneler. Allah vere de götüre, çocuk kısmı yoktan anlar mı, olmaz deyince başlar zırlamaya. Erkek kısmının tepesi atarsa sonra, gör sen asıl sinemayı. Hiç yoktan tatsızlık… Allah vere de götüre.Babasından ümidini kesen çocuklar isyan bayraklarını açıyor, büyüdüklerinde babalarına inat her akşam sinemaya gidecekler. Ben de büyüyünce zart zurt etmeyen, eşitlikten yana bir koca bulacağım. Bu hafta sonu sinemaya gidelim deyince birimiz, öbürümüz peki diyecek. Mutfağa birlikte gireceğiz, ben bulaşıkları köpürteceğim o durulayacak, ben sofrayı kuracağım o toplayacak. Vakit geliyor. Kapılar açılıp örtülüyor bir bir. Yüzleri güleç kadınlar kocalarının diplerinde salına salına yürüyorlar. Yeni evliler kollarına giriyor kocalarının. Çocuklar hop hop, zıp zıp… Bir koca karı bahçe duvarından başka bir koca karıya sesleniyor.
“Nasıl gelin bu bilmem, allem etti kullem etti, sinema için gene razı etti kocasını.”
“Şimdiki gelinler yırtık bacım, yırtık! Yüzleri yok bunların. Biz kocamıza şunu et, şunu tut diyemezdik. Bunlar ellerinden gelse parmaklarında oynatacaklar erkek kısmını”
Fadik abla da mı allem kulem etmiş yoksa, kocasını yanına katmış yola düşmüş. Babam biletçiden biletleri alırken rastlıyoruz, “abla” diyor anneme “nerde oturacaksanız sizinle oturalım biz de”. Annem Fadik ablanın sinemaya geldiğini görünce çok seviniyor. “Anaaam! Ne iyi ettiniz de geldiniz, gelin gelin, biz her gelişimizde aha şuraya otururuz, siz de gelin” diyor. Her zamanki oturduğumuz sıranın ucuna orta yaşlı bir adamla, genç bir kadın oturmuş. Demek ki bizden önce gelip iki iskemleyi kapmışlar. Genç kadının yakası pek açık. Yanındaki adama “beyaz nohut alsana kocacığım” diyor, ardından kahkahayı basıp beline sımsıkı sarılıyor, “doğru ya, sizin burada leblebi diyorlar adına”. Adam “emrin olur güzelim, emret, dünyaları getireyim ayağına” diyor. Kadın yine kahkahayı basıyor. Fadik ablanın kocası adamla kadına şöyle bir bakıp yüzünü ekşiterek “biz arka sıraya oturalım” diyor. Arka sıraya geçiyorlar. Kocası Fadik ablanın kulağına eğilip “Buraya her türlü insan gelir işte böyle, aile getirilir mi böyle yerlere?” diyor, Fadik ablanın yüzü sallanıyor.Annem babama “Bula bula bunların yanını mı bulmuşuz?” diyor. “Burası umuma açık yer hanım, herkes gelir, istediği yere oturur, ne yapalım” diyor babam.Yan taraftaki kadın vara yoğa, her şeye kahkaha atıyor, adam kadına sokuldukça sokuluyor. Annem hafifçe kulağımı çekiyor.
“Önüne bak!” Fadik abla “Allah razı olsun Osman’ım sen getirmeseydin sinemayı neyin göremeyecektim ben” diyor kocasına. Kocası sesini çıkarmıyor. Derin bir nefes alıp nefesini fosurdayan bir sesle burnundan çıkarıyor.Derken gong sesi duyuluyor. Fadik abla çığlık atıp ayağa fırlıyor. “Amanın n’oldu?”
“Yok bir şey” diyor annem “film başlayacak da onu haber veriyorlar.”Fadik ablanın kocası homurdanmaya başlıyor.
“Ne bağırıyorsun? Otur yerine. Elalem bize bakıyor!…”
“Korktum birden bire Osman’ım” diyor Fadik abla. Çatık kaşlarını indirmeden zart zurt etmeye devam ediyor kocası.“Seni buraya getiren de kabahat!”İkinci bir gongla beraber ışıklar da sönüyor. “Amanın karanlıkta kaldık” diye yüksek sesle şaşkınlığını dile getiriyor Fadik abla.“Sinemayı ne zannediyordun, al işte sana sinema” diyor kocası.
Beyaz perdeye ilk kare düşüyor. Fadik ablanın içine de zifti kara bir delik… Bahçedeki sesler bıçak gibi kesiliyor. Az sonra seyirciler, gökyüzündeki yıldızlara daldıkça gözleri, perdedeki yıldızların yerine koyacaklar belki de kendilerini. Çekirdek kabukları, gazeteden külahların içinde dağ gibi birikiyor, dudaklar tuzdan büzüş büzüş. Saatin tik takları tıkır tıkır işliyor ve her güzel an gibi Belgin Doruk'lu dakikaların da sonu geliyor, sonunda ilk film bitiyor. Bu süre içinde Fadik ablanın gıkı çıkmıyor. Ara verildiğinde “hadi kalk gidiyoruz” diyor kocası, “kung fu filmini seyredip de ne yapacaksın!” “Olur” diyor Fadik abla. Gözlerine bakıyorum kırmızı kırmızı iki bilye istemeye istemeye bize bakıyor. Bahçe duvarının dibinden hızla yürüyüp kapıdan dışarıya koşar adımlarla çıkıyorlar.
“Vırvırıyla tat aldırmadı kadına” diyor annem.
“Allah’ın hödüğü” diyor babam, “evde ne edecekti, şuraya geldi beyaz perdede de olsa daha başka dünyalar olduğunu gördü, kötü mü oldu?”
“Biz bunca horantayla geliyoruz haftada bir, onlar iki baş. Sinemaya hayda hayda para bulurlar, hiç olmazsa iki ayda bir gelir insan. Bu da lazım, hep otur hep yat, öyle ömür mü geçermiş?” diyor annem.
“Boş ver hanım” diyor babam, “böyle gelmiş böyle gider bunlar, değişmez”.
İkinci film başlıyor az sonra. Erkek kardeşlerim heyecandan yerlerinde duramıyorlar. Babamın yüzüne bakıyorum, babamın yüzü dalgasız denizler kadar sakin. Kocaman bembeyaz bir gemi geçiyor yüzünden. Babamın gemisi bu. Babam dümende duruyor, annem güvertede sallanan koltuğunda sallanıyor. “Filmi seyret kızım” diyor babam, “her film yeni ufuklar açacaktır sana”Vurdulu kırdılı filmleri sevmesem de babamın açılmasında yarar gördüğü yeni ufuklar için seyre dalıyorum filmi. Usuma takılıyor, ya Fadik ablanınki gibi bir kocam olursa! Ya ben de sallanırken koltuğumda zebellah gibi dikiliverirse karşıma, derse ki; buraya kadardı güverte saltanatı, şimdi doğru kazana kömür atmaya! İki parmağımı kıvırıp oturduğum iskemlenin yan tarafına vuruyorum üç kez, sonra kulak mememi çekiştiriyorum.
“Şeytan kulağına kurşun. Şeytan kulağına kurşun. Şeytan kulağına kurşun…”
Ertesi sabah yine kapı önlerinde buluşuyor kadınlar. “Kız Fadik, sonunda sen de gidebildin sinemaya, hele şükür” diyor Sevim abla. Eşarbını aralayıp saçlarındaki ıslaklığı göstererek “Adamın huyuna gideydin bari yatakta, seni bir dahaki sefere gene götürüverir” diyor. Fadik abla başörtüsünün yanlarını aşağıya çekiştiriyor, sessiz kalıyor bir süre. Sonra “Nasipse gideriz” diyor.Sözü bitenler işlerinin başına koşuyorlar yeniden. Yağ cızırtıları, çocuk zırıltıları, su şıpırtıları, beşik tıkırtıları evlerden taşıp sokağın sesine karışıyor. Kadınlar bir dahaki sinema akşamının hayaliyle ateşi harlıyorlar kocalarının gemilerinde. Yorgun düştükçe bana mısın demiyor, yapışıyorlar küreklere. Denizin dibini, gökyüzünün ötesini görmek istemiyorlar. Onlar bıkıp usanmadan yüzdürürken gemileri kimi kocalar insafa geliyor, yetişiyor imdada. Sallanan koltuk alıyorlar karılarına, yorgunluklarını atsınlar diye. Yüz kez kürek sallıyorlarsa bir kez sallanabiliyor kadınlar. O bir sallanışı on kere anlatıyorlar birbirlerine, ballandıra ballandıra. Böyle böyle ömürleri tükeniyor.
Hayır, diyorum, ben onlar gibi olmayacağım. En azından benim de bir gemim olacak. Karşımdaki illa ki benim gemim diye tutturursa geçeceğim kendiminkine, gerekirse rotamı yeniden çizeceğim. Hemen bir tersaneye atıyorum kendimi, yıllar sürecek bir inşaya başlıyorum. Sonunda afili bir diploma çekiyorum direğime. Koluma altın bir bilezik takıyorum. Sonra aynı denizde yakın bir gemi arıyorum kendime, zaman zaman güvertesinde güneşlenebileceğim, zaman zaman onun benimkinde… Çok sürmüyor, birini buluyorum.
-Gemiler de kavun değil ki!...-
Fadik ablanın vaktiyle dediği gibi yastığı yastığım olsun istiyorum. Kuş tüyü yastıklar yapıyorum, üstlerinde satenden örtüler. Ama o yastıklara bakmıyor bile. Başka yastıklarda geziyor gözleri, bununla da kalmıyor kendi gemisinde kalmam için binbir çeşit şart koşuyor. Dümene yapışmış elleri, bir türlü bırakamıyor. Odaları dolaşıyorum tek tek, tavan arasına bakınıyorum, eski püskü de olsa sallanan bir koltuk arıyorum. Bir türlü bulamıyorum. Bulamayınca da öfkeden çılgına dönüyorum. “Benim de bir gemim var, unutma!” diye bağırıyorum her defasında. Ben böyle dedikçe, kül tablaları, vazolar, ortalıkta ne varsa pır pır uçuşuyor havada. Tuzla buz oluyor her şey yere düştüğü anda. Parmağı dahi kımıldamıyor, toplamak bana kalıyor. Cam kırıkları batıyor ellerime, ellerim şakır şakır kanıyor.

özgür edebiyat

Özgür Edebiyat'ın Eylül - Ekim 2009 17. sayısı çıktı.
René Char'ın bostanında sabah gezintileri, Özdemir İnce, 3
Sarı rüya defteri, Ahmet Büke, 8
'Sen yoksun ama yokluğun burada.', Nilgün Üstün, 17
Şiirler, küçük İskender, 20
Şiirler, Mehmet Hameş, 27
Hançerin yenilgisi, Altay Ömer Erdoğan, 29
Saklı istasyon, Senem Dere, 32
Şiirler, Bâki Ayhan T., 37
Şiirler, Abdullah Şevki, 39
Modası geçmiş bir hikâye kişisi, Aysun Sezer, 42
Şiirler, Ercan Özkan, 45
Gece, Petek Sinem Dulun, 49
Eylül uçurtması, Onur Caymaz, 53
Dans, neden tek kişiliktir, Ümran Ersin, 57
Requiem, Ayşe Nalan, 61
Şiirler, Didem Gülçin Erdem, 63
Tram-vay!, Onur Özgüner, 65
Şiirler, Utku Kaygusuz, 68
Serpintiler, Mazhar Candan, 71
Edebi metinde ikilem ya da özdeşlik olarak iç ve dış dünya, Oktay Taftalı, 78
Okunmamış bir kitabın evinde, Ahmet Erözenci, 82
Şiir yazmak, şair olmak, Hüseyin Atabaş, 86
21. Yüzyılın edebiyatı: Elektronik edebiyat, Abdullah Şevki, 90
Diyalojik Okuma: Gültekin Emre'den Küçük Deniz, Kardeş Fırtınalar veKardeş Alevler, Bâki Asiltürk-Fuat Çiftçi, 95
Vampir edebiyatı, Selim Yalçıner, 104
Furuğ: Şiirinin cinsiyeti ve cinselliği-2, Haşim Hüsrevşahi, 108
Şiir ve ikâme, Ozan Öztepe, 118
Kırlangıcın okuma uçuşu, XI, Özdemir İnce, 123
16 Haziran akşamının şiiri, Kemal Özer, 134
İktibas: Kendi anlatımıyla yaşam öyküsü, Kemal Özer, 136
Kalemin Ucu, Atilla Birkiye, 141

01 09 2009

2.ERGİN GÜNÇE ŞİİR ÖDÜLÜ SONUÇLARI AÇIKLANDI

Çağdaş Şair ve Yazarlar Derneğinin düzenlediği 2.Ergin Günçe Şiir Ödülleri Sonuçları açıklandı. Birinciliği Sevda Zeynep Karadağ’ın “ Aynalı Düşler Çarşısı” adlı kitabı alırken yarışmada Özlem Tezcan Dertsiz’in “ Faili Mecnun adlı dosyası da Övgüye Değer bulundu.
Değerli şair ve jüri üyemiz Kemal Özer’in vefatı ile boşalan juri üyeliğine şair Aydan Yalçın’ın alınmasıyla yeniden oluşturulan yarışma jürisi Çiğdem Sezer,Ahmet Uysal,Mahzun Doğan, Dadal Günçe,Aydan Yalçın ve Fadıl Oktay’dan oluşuyordu.
Ödüller ,Eylül ayı içerisinde Ankara’da düzenlenecek Ergin Günçe Anma gecesi’nde kazanan şairlere verilecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Çağdaş Şair ve Yazarlar Derneği Yönetim Kurulu